KUPON TASARIMLAR

6 Şubat 2009 Cuma

TATLI YİYELİM TATLI KONUŞALIM

Önce kısa bir çikolata bilgisi okuyalım:

Çikolatanın tarihi
19.yy dabaşlar, fakat öyküsü daha eskidir. İspanyol kâşifler Kristof Kolomb ve Hernán Cortés, 16. yüzyılda Orta Amerika'ya yaptıkları geziden yanlarında bir içecekle dönerler. Bu, Mayalar ile Azteklerin öğütülmüş kakao çekirdeklerinin suyla karıştırılmasıyla elde ettikleri bir içecektir. Aztek dilinde "ekşi, acı içki" anlamına gelen "çikolatl" adındaki bu içeceği Aztekler, içine biber ve başka baharatlar katarak soğuk olarak içiyorlardı. İspanyollar ise aynı içkiyi şekerli olarak içmeye başladılar.
Yaklaşık olarak 100 yıl boyunca gizemini koruyan çikolata, Fransa'ya ve Avrupa'nın öteki ülkelerine ancak
17. yüzyılda yayılabildi. Bu yavaş yayılmanın sebebi ise o dönemlerde oldukça pahalı ve sadece elit kesim tarafından içilen bir içecek olmasıydı.
1700'lerde İngilizler süt katarak içeceğin tadını geliştirdiler.
Yumuşak, tatlı ve yenebilir çikolata yapma yöntemi ise
19. yüzyılın ortalarında bulundu. 1876'da İsviçreliler süt ve şekeri çikolatayla karıştırarak bugünkü sütlü çikolatayı yapmayı başardılar.
Latince adı “tanrıların besini” anlamında Theobromocacao olan kakao ağacından elde edilen kakao, Batı Afrika, Batı Hint Adaları ve Güney Amerika’da üretilir.



Kakao ağaçları dört yaşından sonra meyve vermeye başlar. Boyu 4-10 metre olan ağaç yılda iki kez ürün verir. Gövdeye ya da ana dallara yakın yerlerde çıkan meyve, olgunlaştığında uzunluğu 35 cm kadardır. Bir meyvenin içinde yaklaşık 2,5 cm boyunda 20-40 tohum, yani kakao çekirdeği bulunur.



Etli, olgun meyvelerin içinden çıkarılan çekirdekler birkaç gün mayalanmaya bırakılır. Daha sonra güneşte kurutulur ve böylece çekirdekler fabrikada işlenmeye hazır hale gelmiş olur. Fabrikada temizlenen kakao çekirdekleri kavrulur ve öğütülür. Elde edilen macun görünümündeki sıvı çikolata yapımında kullanılır. Ayrıca preslenerek kakao ve kakao yağı elde edilebilir.

Kavrulmuş kakao parçaları şekerle karıştırılır ve bir kapta ağır silindirlerle hamur haline getirilir. Bu hamur ince çikolata tabakalarına dönüştürülür ve ardından bu tabakalar kakao yağı katılarak yumuşatılır. Sonra dikdörtgen olukları bulunan bir makinenin içine koyulur. Oluklar içindeki silindirlerle çikolatayı yumuşak ve pütürsüz hale getirilir. Sonunda sıvıya dönüşen çikolata kalıplara dökülür ve soğutulur. Katılaşan çikolatayı çıkarmak için kalıp biraz ısıtılır.
Sütlü çikolata, inek sütünden
Süttozu, vanilya ile başka tat ve koku vericiler eklenerek elde edilir. Değişik çikolatalar yaparken, çikolatanın yumuşak ve kolay işlenebilir olması için soya fasulyesinden elde edilen "lesitin" maddesi de eklenir.

Bu ansiklopedik bilgiden sonra gelelim pratiğe, bayılıyorum çikolataya. Çikolata sevmeyenimiz yoktur sanırım. Bazen en sinirli anımızda yatıştırır, bazen ansızın yakalandığımız şeker krizini bastırır, bazen Türk kahvesine eşlik eder, çoğu zaman da kız istemelerde damadın eline tutuşturulur şöyle en gösterişlisinden...Eh çok fazla lafa gerek yok, kendini anlatıyor zaten.

Önce biraz çikolatadan sanat yapanlara bakalım mı?













































Ve işte fondue...














Hemen bir arkadaşınızı kahveye çağırın ve fincanını bir parça çikolata ile servis yapın. Ya da sevdiğiniz birine çikolata hediye etmek için bir neden bulun.

3 yorum:

Serap'la Moda dedi ki...

Canımın çok fazla çikolatalı fondü çektiği bir dönemde bu çikolataları görünce iyice krize girdim :)

annemoda dedi ki...

vallahi ne yalan söyleyeyim hazırlarken ne kadar çikolata yediğimin farkında bile değilim :)

adsız dedi ki...

valla benim de canım çok çekti ama alamam bana yasak yinede koyduğunuz için çok teşekkür ederim